12.12.2017, Salı
 
 
ENGLISH    
 
ANASAYFA
HAKKIMIZDA
ÜRÜNLERİMİZ
PAYDAŞLIĞIMIZ
ÖDÜLLERİMİZ
REFERANSLARIMIZ
İNSAN KAYNAKLARI
BİZE ULAŞIN


Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
BİZDEN HABERLER

Çocuğum ve Ben Dergisinde Melek BAR ELMAS'ın Yazısı

 

ERGENLİK: Azgın Dalgalar ve Ateş Topları

Okuyacağınız bu yazı, çocuklarını toplum içinde uyumlu bir birey yapmak için emek harcayan ve çalışan bir annenin, ergenlik konusundaki deneyimlerini içermektedir. Paylaştıklarım, bir bilim adamının test edilmiş ve onaylanmış görüşleri gibi okunmamalıdır. Hata yapma olasılığım göz ardı edilmemelidir. Aşağıdaki deneyimler, 1990 doğumlu kızımla birlikte yaşadığımız ve daha da yaşamayı umut ettiğim, beraber öğrenme sürecinin bir kısmını içermektedir. Yani sadece bizim hikayemiz.

Ergenlik konusunda bir yazı yazmam istendiğinde, bu özeli sizlerle paylaşabilmek için ailemin onayını aldım. Kuşkusuz ergen için de en önemli konulardan biri gizlilik ve özeline saygı.

Kızım doğmadan önce, yeğenlerimin büyümesine tanıklık etmiş ve çocuk yetiştirmenin bir süreç olduğunu kavramıştım. Kişilik bir dantel gibi ilmik ilmik ya da bir bina gibi tuğla tuğla oluşuyordu. İşin daha da zoru bunu tek kişi yapmıyordu. Beş duyunun algıladığı ve beynin yorumladığı her saniye bir ilmik ya da tuğla örüyordu.

Bu nedenle hamile kaldığımı öğrendiğimde ciddi bir kaygı yaşadım. Acaba ben iyi bir anne olabilecek miydim ? Sonra her zamanki sorun çözme yöntemimi kullanarak, okumaya başladım. Hala okuduğum her iki kitaptan birisi çocuk ya da insan psikolojisi üzerinedir. Çocuk yetiştirmek, insanlık tarihi kadar eski ve bir o kadar da derin konu. Oku oku bitmiyor. Artık bu konuda tek bir doğrunun olmadığını ve hatta doğru ya da yanlış diye bir tanımlamanın yapılamayacağını kavramış durumdayım.

Çünkü ne siz çocuğunuzu seçme hakkına sahipsiniz, ne de çocuğunuz kendisini seçme hakkına sahip. Bir çocuk dünyaya getiriyorsunuz ve sizin anne baba olarak tek yapabildiğiniz şey; bu bebeğin birey olma mücadelesinde, elinizden ve bilginizden geldiğince yardımcı olabilmek. Tüm olanağınız bu, ne fazla ne eksik.

Çocuğunuzun gelişiminin bir süreç olduğuna inanıyorsanız, doğru olan bilgiyi doğru zamanda vermenin önemini öğreniyorsunuz. Bunu size çocuğunuz öğretiyor. “Bu ne ?” diye soruyor. Siz “kitap” diyorsunuz, tam bunun ne işe yaradığını anlatmaya hazırlanırken, çocuk başka bir şeyi gösterip tekrar soruyor “Bu ne ?” . Çünkü o şimdi sadece isimleri öğreniyor, ihtiyacı olduğunda söyleyebilmek için. Devamını öğrenmeye henüz hazır değil.

İşin sırrının burada yattığını kavramam, tam bu noktada oldu. Çocuklarım (benim bir de oğlum var) bir soru sorduklarında olabildiğince basit yanıtladım. Sonra sustum. Eğer başka konuya geçerlerse, bu cevabın şimdilik onlar için yeterli olduğuna karar verdim. Yok eğer sormaya devam ederlerse biraz daha ayrıntı verip tekrar sustum. Bu böyle sürdü gitti. Bu süreç ya çocuğunuzun ya da sizin yetkinlik sınırınızda bitiyor. Korkmayın sonsuz değil. Bazen de siz bildiğiniz her şeyi anlatıyorsunuz ama bu ona yetmiyor. İşte burası sizin sınırınız, ondan sonrası çocuğunuza kalmış durumda. Bu aşamada yapabileceğiniz tek şey kendisi için yeterli bilgiye ulaşıncaya kadar başka kaynaklardan da bilgi edinmesini sağlamak ve öğrenmesi için kendisini yüreklendirmek.

Bunun için, çocuklarım cinsellikle ilgili sorular sormaya başladığında bildiğim kadarıyla cevapladım. Bilemediğim yerde de yayınlara başvurdum. Hepinizin bir adet “çocuklar için vücudumuz ansiklopedisi” edinmesini öneririm. Bu konuda pek çok yayın var. Ben öncelikle TÜBİTAK yayınlarını tercih ediyorum. Bir de “Çağdaş Bilgi : Vücudunuz” kitabını kullanıyorum. Ancak bazen çocuğunuz soru sormasa da sizin bir şeyler anlatmak istediğiniz anlar oluyor.

Kızım on yaşına geldiğinde, erken cinsel deneyimin yaratabileceği sorunları kendisine nasıl aktaracağım kaygısını yaşıyordum. Bu konuda imdadıma, Sistem yayıncılığın Amerika’da ilkokullarda cinsellik eğitimi için kullanılan bir kitabın Türkçe çevirisi yetişti. Bu kitabı alarak ona hediye ettim.

Sanırım ergenlik sürecine hazırlıkta benim en zorlandığım kısım buydu.

Kızım zaten küçük yaşlarda sorularıyla regl olmanın ne demek olduğunu öğrenmişti. Ancak arkadaşları regl olmaya başladığında, onun da bu konuda kaygıları başladı. Kaygılarının tümünü hiçbir zaman öğrenemedim. Çünkü kızım çok ketum bir çocuk, hani ser verip sır vermeyen cinsten. Bu konuda yardımıma Amerikalı bir eğitimci olan Dr. Thomas Gordon’un “Etkili Ana Baba İletişimi” kitabı yetişti. Kendisi bilgilerinden çok yararlandığım ve bu nedenle de Türkiye temsilciliğini aldığım bir eğitimcidir. Burada öğretilen teknikler sayesinde kızımın sorunlarını ve kaygılarını daha rahat paylaşmaya başlayabildik.

Büyümenin onu korkuttuğunu anladığımda, yaşamın bir bütün olduğunu, her yaşın ayrı güzellik ve zorluk içerdiğini, o zaman dilimini anlamlı yaşamasının önemini anlattım. Ve “asla bebek olarak kalmak istemezdim, düşünsene bir çikolata almaya bile gidemiyor insan !“ diye bir espri yaptım. Kızım çikolatayı çok sever de...

Bu konuşmalardan çok sonra, kızım regl oluşunu büyük bir olgunlukla karşıladı. Bu önemli olayı, ailece dışarıda yemek yiyerek kutladık. Yemekte yaşadığımız en önemli sorun ise oğlumun “Ben regl olmayacağıma göre, beni hangi nedenle kutlamaya götüreceksiniz ?” sorusuna cevap aramak oldu.

Ergenliğe geçerken en önemli sorunlardan biri de kendisinin de çoğu zaman nedenini bilmediği öfkesi ile başa çıkmasını öğretmek. Ansızın bu öfkeler dalga gibi geliyor ve çocuk ateş topu gibi öfkesiyle ne yapacağını şaşırıyor. Deneyimlerim, bu durumu elinizden geldiğince sakin karşılamanın gereğini öğretti. Çocuğunuzun öfkesinin altında yatan gerçek sorunu bulmasına yardımcı olmanız, bunu bulamıyorsa nasıl rahatlayabileceğini öğrenmesini sağlamanız önemli ve yardımcı olan destekler. Onu rahatlatan durumları birlikte bulmanız gerekiyor. Örneğin kızım öfkelendiğinde sorununu bulamıyorsa, duş alarak ya da kendisini mutlu eden bir anıyı hatırlayarak rahatlıyor.

Bu öfke topu, özellikle kız çocuklarında anneye, erkek çocuklarında babaya sataşma biçiminde anne/babayı da yakıyor. Aslında bu durum, ergenin kendi kişiliğini oluşturmasında önemli ve sağlıklı bir aşama. Ne kadar hazır olursanız olun, çocuğunuzun öfkesi sizi üzüyor. Bu süreçte eşinizin desteği sizin en büyük dayanağınız oluyor.

Bir gün kızım eleştirinin dozunu kaçırıp, canımı fena halde yaktığında, gülümseyerek “Kızım, galiba ömrümün geri kalanını, kendimi sana beğendirmeye çalışarak geçireceğim.” dedim. O günden sonra kızım acımasız eleştiriyi kesti. Hatta inanması zor ama arada bir takdir eder oldu.

Eğer ergenliği insan yaşamının doğal bir parçası olarak algılıyor, bunun için çocuğunuzu gerekli donanımla kuşatıyorsanız, bu dalgalı ve zorlu aşamayı çocuğunuz ve siz daha rahat atlatıyorsunuz. Hatta sörf yapar hale bile gelebiliyorsunuz. Kendi yaşama sanatına hazırlanan ergenin, en önemli dayanağı koşulsuz sevginiz ve ona olan güveniniz oluyor.

Anlayacağınız henüz bitmemiş bir süreci kızımla birlikte yaşıyoruz ve öğreniyoruz. İşin ilginç tarafı ben kendi ergenliğimi, kızımla birlikte hatırlıyorum. Sanki bana yaşamamışım gibi geliyordu. Bal gibi yaşamışım. Sadece adını bilmiyormuşum. Ve galiba hayat dantelimde bazı ilmik hataları yapmışım. Kızımın ergenliği, kendi ergenliğimdeki hatalarımı fark etmek ve düzeltmek için doğa tarafından bana verilmiş ikinci bir şans oldu.

Azgın dalgalardan ve ateş toplarından, ben ve kızım artık korkmuyoruz.

Melek BAR ELMAS

İSTANBUL

22 Aralık 2003

 

Neden Yazılım Devi Olamadık ? (Melek BAR ELMAS)
Genel Müdürümüz Melek BAR ELMAS TRT Televizyonuna "Üretimden Kalkınmaya" programına konuk konuşmacı olarak katıldı...
Melek BAR ELMAS "RADYO PINK"te...(22 ve 24 Nisan 2007 tarihlerinde)
İnternet ortamında "Destek Hizmetlerimiz" başladı. 02.10.2006
"Türkiye Bilgisayar Yazılım Meclisi" oluşturuldu.
KAGİDER'in ikinci üye Workshop'u 28 Mart 2007 tarihinde Genel Müdürümüz Melek BAR ELMAS'ın da katılımıyla gerçekleşti.
Alem Dergisi (21.03.2007) KAGİDER'de Görev Değişimi
Pazarola Dergisi : "Ödül, Gurur, Bilgisayar, Poğaça" Şubat 2007
Ücretsiz "Temel MS Excel" seminerimizi gerçekleştirdik. 31 Ocak 2007
Ücretsiz "Temel MS Windows" seminerimizi gerçekleştirdik. 10 Ocak 2007
İşte "Akıl İşleri" GLOBAL Aralık 2006
© Copyright MERLİN BİLGİSAYAR 2005